Bebek Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Bebek Bakımı etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

DisneyFamily

29 Ocak 2009 Perşembe



Kağıttan kuklaları ararken buldum. Disney'in aslında oyun sitesini biliyordum önceden.

Hem çocuklara hem ailelerine harika bir site yapmışlar.. Aslında bu tek bir site değil, bu siteden açılan diğer disney sitelerinin de portali.
Neler var gözüme çarpan.. Gruplara dahil olup deneyimlerinizi paylaşabiliyorsunuz. HAmilelik, bebek bakımı, çocuk yetiştirme hakkında her türlü bilgiye ulaşabiliyorsunuz, makaleler okuyabiliyor, videolar izleyebiliyor, yorumda bulunabiliyorsunuz. Ayrıca yemek tarifleri var deneyebileceğiz. Tatil ve parti yemekleri gibi özel seçenekler de sunuluyor. Yapımı kolay tarifler olduğu gibi vidosu olanlar da var. :) Ayrıca ailecek oynayabileceğiz, zeka geliştirici oyunlar da mevcut.
Site de bu anlattıklarımın dışında bir sürü özellik var .. Deniz derya süper bir site yapmışlar..
Tavsiye olunur..

Yanko Design'den yeni termometre

7 Ocak 2009 Çarşamba



Tasarım konusunda, YankoDesign gerçekten en faydalı tasarımlara imza atanlardan biri..
Termometreli emzik de bu arkadaşların tasarımıydı. Gördüğümde çok sevmiş ve faydalı bulmuştum. Bu da yeni bir termometre tasarımı, özellikle de ben kızıma aldığımız termometre her defasında başka bir sayı gösterdiğinden çok sevmiştim. Şu an için dijital termometrelere güvenim kalmadığından eski civalı olanlardan kullanıyoruz. Fakat kızımın ağzında o termometreyi tutmak ne mümkün.. Koltuk altından bile zor zahmet ölçebiliyoruz. Ama ne yazıkki emzikli olanından bizde bulamadım.
Bu da yeni tasarımları ve son derece harika.. Bir de dpğru çalışıyorsa deymeyin keyfime..
Buralara gelsin biz de alalım yaa....

Yiyorum Büyüyorum

31 Aralık 2008 Çarşamba



Aslında kitapçılardan bebek bakımı ve çocuk yetiştirme ile ilgili kitaplara bakıyorsanız bu kitaba da rastlamışsınızdır. Ben de görmüştüm ama alıp inceleme şansım olmamıştı.
İşte bu site bu kitapla ilişkili olarak çocuğunuz için yapabileceğiniz, besleyici, birbirinden güzel tarifleri içeren bir site.
Siteye üye olarak siz de tariflerinizi paylaşabiliyorsunuz. Benim arkadaşlarım arasında ufak bir ün salmış kızıma yaptığım Sebze çorbasını da buraya koymayı düşünüyorum. :)
Site gerçekten güzel tasarlanmış, son derece sade ve sıcak..
En favori tariflere bakabilirsiniz, çeşitli makaleleri okuyabilirsiniz, yorumlara bakabilirsiniz.
Eminim bütün anneler benim gibi bir lokma daha yese keşke diye çocuğunun gözünün içine bakıyordur. Çocuklarımızın dengeli ve çeşitli yemekler yemesini sağlamak adına harika bir site.
Kurucularının ve katkıda bulunanların ellerine sağlık, harika olmuş.
Teşekkürler..

Sallanan sandalyeli beşik..

26 Aralık 2008 Cuma


İnanılmaz tatlı bir tasarım olmuş, bebiş kucağınızda sallanırken uyuyup hemen beşiğe konabilir ya da.. Bebeği beşiğe bıraktıktan sonra siz sallanırsınız o uyur..

Çok beğendim .. :))

Burada..

1 yaş kontrolümüz..

22 Aralık 2008 Pazartesi

Sonunda 1 yaşını doldurdu kızım, 12. ay kontrolü için haftasonu doktorumuza göründük.
Genel itibariyle herşey normal çok şükür.. 1 yaş meğer birçok açıdan da bir dönüm noktasıymış.
Artık iletişim ve motor gelişimi epey hız kazanmış durumda. Ayakta daha iyi durabiliyor, Canı isterse, özellikle evdeki herhangi birinden bana doğru son derece dügün adımlarla 5-6 adım atabiliyor. Bazen bir balerin gibi parmak ucunda yürüyor, doktorumuz bunu şimdilik normal buldu.
Artık her istediğini yiyebilirmiş, 1 yaşına kadar bal, inek sütü, bakla, patlıcan, çikolata gibi bir sürü şeye yasak vardı ama artık yasaklar kalktı. :) 2 akşam önce de ilk çikolatasını yedi ve bayıldı tabiiki. Daha önce tattırmıştık ama çok anlamamıştı. Bunun dışında yediğimiz herşeyden zaten veriyorduk. Bununla beraber günde 300-400 ml süt içmesi gerekiyormuş. Emzirme olayımız yeni bitti.Fakat normalde sütü sevmiyor, bu sütü nasıl ne şekilde vereceğiz bakalım. Sabah kahvaltıları, çorbalarına katmaya düşünüyorum, ayrıca içmeye de alıştırmanın bir yolunu bulucaz artık.
Bıngıldağı kapanmak üzereymiş, 1 yaş civarında kapanıyor dedi doktorumuz, kilosu normal ama bu ay sadece 30 gr almış ve epey boy atmış. Bu boya göre kilo vermesi bile gerekirdi ama vermemiş olması avantaj gayet iyi dedi. Bu ay Multitabs ve Ferrum'u da bırakıyoruz, onun yerine başka vitamin verdi. Fakat diş için aldığı kalsiyuma devam ediyoruz.
Bir sonraki ay göz doktoruna da götüreceğiz, 1 yaş civarı göz kontrolu yapılması gerekiyormuş, henüz bir pedagog'a gitmedik ama bunu da sordum, olabilir, yönlendirici olması açısından faydalı olabilir dedi. Götüren anneler varsa benimle deeyimlerini paylaşırsa çok sevinirim.
Kızıma evde anneannesi ve dedesi bakıyor, onların sayesinde sıcacık bir ortamda büyüyor. Onun için özel olarak bu dönemlerde ne yapmamız gerektiğini sorduğumda sevgi dolu ve iletişimi yoğun bol oyunlu bir ortamda olması diyor doktorumuz.. Sadece bebekler değil, hepimizin buna ihtiyacı var aslında... Ama bebekler için bu o kadar önemli ki..
Özellikle bu dönem bebeklerin sık hasta oldukları bir dönemmiş, kızım hasta değil çok şükür ama bebekleri genelde dışarıdan eve özellikle ebeveynlerin getirdiği miktoplar hasta ediyormuş. Bununla ilgili de dışarıdan eve gelindiğinde elin yüzün mutlaka yıkanması , üstündeki kıyafetlerin değişmesi ve mümkünse duş alınması çok önemli..

Bebeklerde Gaz Problemi

20 Kasım 2008 Perşembe


Bu problemden muzdarip olmayan kimbilir ne kadar az bebek vardır artık.. İşin garibi benim bebekliğim döneminde böyle genel bir sorun olmaması.. Annem ben ne sende ne kardeşinde böyle bir sorun yaşamadım diyor.. Çevresinde de pek öyle şikayet edilen bir konu değilmiş.. Yediklerimizin giderek sentetikleşmesinden mi, bizim doğamıza uygun yaşamdan giderek uzaklaşmamızdan mı, hava kirliliği mi, doğa kirliliği mi artık sorun herneyse şimdi bebeklerimizin ortak sorunu neredeyse bu konu..
Benim kızım da çok gazlıydı. Yavrum nasıl kıvranırdı, içimiz parçalanırdı.. Özellikle de ilk 6 aylık dönemde anne sütü dışında hiçbirşey almadığından epey çektik biz bu sorunu. Kızımdan özellikle akşam huysuzlaşmaları, birden ani ağlamalar, ya da susmadan sürekli ağlamalar ya da kolikin diğer bazı belirtileri olmadığından doktorumuz kolik diyemeyiz demişti. Ama kelebek gaz sorunu başladığında kıvranmaya başlıyor, kendini sıkıp birden neredeyse demli bir çay kadar kapkara oluyordu, biz de ne yapacağımızı şaşırıyorduk.

Neler yaptık?
- Sütte özellikle gaz yapacak şeyler yememeye çalıştım, Örn, Lahana, Kuru baklagil, süt, sarımsak .. gibi Çok inanmasamda annemlerin önerisiyle baharatlı yemeklerden, kahveden kaçındım, çayı azalttım.

- Bebeği gezdirin demişlerdi ama gezdirmek bizde pek işe yaramadı, kucağa alınmak istediği anlar dışında tabii.. Ayrıca bizim kendi doktorumuz da çok gece arabaya atlayıp gaz, uykusuzluk, huysuzluk gibi problemleri geçirmek için gezdirmiş kendi bebeğini. :)

- Emzirirken doğru poisyondan emzirmek, hava almasını önlemek.. Bu da bir doktor cümlesi.. Ama ben de diğer annelerde biliyoruz ki bebek memeyi istiyorsa zaten yapışıyor ve kendi yolunu buluyor. Ama bi rahatsızlık sezen anneler varsa bu önemli bir parametre olabilir.

-Emzirdikten sonra gazını almak. Bu neredeyse farz bir konu. Ne yaparsan yap gazı çıkar demişti doktorumuz. İyi de bu gaz da öyle ha deyince çıkmıyordu ki en başlarda. Çok basitçe bebeği yüzü size bakacak şekilde sarılıp sırtını sıvazlıyor ya da bize önerilen şekliyle tıp tıp vuruyorsunuz. Bu tıp tıplarda hafif değil ses gelecek demişti doktorumuz..Tabii yavruyu incitmeden.

- Sıcak tutmak... Bu süper bir çözüm. Biz birkaç şeklini uyguladık.. Biri bebeği göğsüne yatırmak. Bunu özellikle babam yapıyordu sağolsun. O da çok hoşlanıyordu dedeyle olmaktan zaten. :)Torununu alıyordu kucağına.Göğüs tarafları birbirine yapışık şekilde kucağında yatırıyordu.. Bu epey rahatlatıcı, sevgi dolu ve güven verici bir durum da aynı zamanda ..15-20 dk sonra bizim kız başlıyordu atışlara... Rahatlıyordu yavrucak..

-Popoya ılık suyla ıslatılmış pamukla kompress.. Alt değiştirirken zaten en başlarda sadece ılık su ve pamuk kullanıyorduk. Bu suyu ılıktan biraz daha sıcak yapıyorsunuz tabii yakmayacak şekilde. Popoyu temizledikten sonra pamuğu sıktırarak sıcak suyla kaka yapılan bölgenin temas etmesini sağlıyorsunuz. Böylece bu bölgedeki kaslar rahatlıyor, Bi miktar ılık suyun içeriği gitmesini sağlayarak da bağırsak hareketlerini kolaylaştırıyorsunuz. Bu ayrıca kabız bebekler için de yapılıyor. Bu da doktorumuzdan tavsiye.

-Karnına masaj yapma.. Bu da bebeği rahatlatıyor ama ben direkt bundan rahatladığını görmedim.

-Bu arada gaz çıkarma için süper bir hareket var. Bebeği yatırıyorsunuz. Zaten bacaklar kıvrık yatar,dümdüz uzatamaz. Dizleri kavrayıp karnına doğru itiyorsunuz. Bu arada dizleri birbirine paralel tutmaya çalışın ki zarar görmesin. Bu hareket çıkmak üzere olan gaza epey faydalı, Bu haraketi arka arkaya 4-5 kez yaptığımızda 4-5 atış olduğunu bile görmüşlüğümüz var. :)

-Rezene, zeytinyağ, çörek otu vs. içirmek.. Bunların etkinliği konusunda şüphelerim var ama denemedim değil. Özellikle çörek otunu ezip vermek ya da kaynatılmış çörek otunun suyundan bir çay kaşığı vermek bazen işe yarıyor sanki.. Bunlarda aynı zamanda kabıza da çözüm..


-Bir takım bitkisel çözümler .. Bizim denediklerimiz Milena ve zinco hiç işe yaramadı. Subsplex en çok bu faydalı oldu gibi geldi bana. Tabii bu bitkisel değil bir ilaç, doktor tavsiyesiyle denenmeli. Bize de doktorumuz önerdi. Ayrıca bunu sevdi de. Bunları sürekli vermedim ben açıkçası, gerekli olduğunda sadece.

Gaz ve kolik konusunda bir doktorun önerilerinin olduğu video var burada.


Sağlıklı günler bebişlere.. :)

İkizlere Copy Paste kıyafet..

14 Kasım 2008 Cuma


Bunu bir arkadaşım maille gönderdi..Ben de bayıldım doğrusu... (Teşekkürler Ahmet.)

İkizleri olanlara süpper manalı olmuş...
Be şimdi bu tişörtleri nereden bulucam demeyin. Kendinizde işlersiniz canım nolucak...Zaten birkaç yazı öncesinde işleme tekniklerini de vermiştim.

:))))

Bebekleri ezmeden beraber yatmak için..

5 Kasım 2008 Çarşamba


Bu güzel ürün tam da aynı yatakta yatma/yatmama kaygısı taşıyan ebeveynler için..

Doktorlar asla bebekle birarada yatılmaması gerektiğini önerir her zaman, ama özellikle yeni doğduğu zamanlarda hem bebekle birbirinize duyguğunuz ihtiyaç, hem duygusal bağlanma, hem uzun emzir saatleri ya da bebişin tatlı huysuzluklarından aynı yatakta yatma durumu oluşacaktır..Özellikle sık emzirdiğiniz o ilk dönemlerde..

İşte bu ürün hem aynı yatakta yatmayı sağlıyor hem de bebeği ezilme tehlikesinden kurtarıyor..

Ben çok sevdim ama henüz bizde var mı bilemiyorum.

Gerçekten iyi düşünmüşler..

Burada..


Bu dadiğer versiyonu



Meğer 6. Hastalıkmış..O da ne????

1 Kasım 2008 Cumartesi


3 gün süren düşürülmesi zor bir yüksek ateş döneminden sonra bunu da atlattık derken, yani tam da rahatlamışken dün akşam ki banyomuzda bebişin sırtını yıkarken ne görelim, bütün sırtı kırmızı kırmızı minicik kabarcıklarla, döküntülerle dolu.. O an nasıl oldum anlatamam.. Bir an yanlış görüyor olmalıyım diye düşünüp yeniden ve daha dikkatli baktım ama evet oradaydılar..


Eşimle şaşırıp kaldık.. Böyle birşey başımıza gelmemişti çünkü daha önce. Kelebeği kurulayıp banyodan çıkardık.. O kızımızı giydirirken ben de doktorumuzu aradım ama ulaşamadım.. Sonra hastanenin acil servisindeki doktorla görüşüp durumu anlattık ve bize 6. hastalık olabileceğinden bahsetti.


Bu ihtimal üzerine tek tek gözen geçirdik belirtileri..
-3 gün süren yüksek ateş (39 40 lara varan)sonrası bedende kırmızı döküntüler..
-Bedenden sonra kollar, bacaklar ve yüze yayılan döküntüler
-Sürekli uyuma isteği..
-Ateşli dönem sırasında ateşi zorlukla kontrol altına almamız..
-İştahsızlık
6.Hastalık ateşli havaleye en çok sebep olap olan hastalıklardanmış meğer, çok şükür biz yaşamadık ama ateşi kontrol altına almak çok önemli. Özellikle diş çıkarma dönemlerinde bebeklerin tüm enerjileri diş çıkarmaya yöneldiğinden, bağışık sstemi zayıflıyor ve bu tip hastalıklara daha kolay yakalanıyorlarmış..

Ah bir de bu hastalık dönemlerinde huyları değişmese...
Konuyla ilgili okuduğum bazı yazılar..

Yüksek ateş-Kelebek hasta oldu.. :(

31 Ekim 2008 Cuma



Birkaç gündür hasta sevgili kızım,

bu aralar yaşadığımız 2. hastalık bu..

Minicik bir bebek için ne kadar rahatsızlık verici bir durumsa bu , annesi-babası içinde o kadar üzücü ve yıpratıcı. Onu gördüğümüzde her anne baba gibi ikimizin de içi acıyor, özellikle de elimizden geleni yapmanıza rağmen böyle olunca iyice üzülüyorsunuz.
Birkaç gün önce, gece yatağına yatırken biraz ateş farketmiştim, ama gece mızmızlanmaya başlayınca baktım ki ateşi iyice yükselmiş, bir fitil yaptıktan sonra ateşi düştü tabii ama sonraki günler de de ateş devam etmeye başladı, doktorumuzu aradık tavsiyeler aldık, bununla birlikte ayrıca yine doktora götürüp muayene ettirdik, sonuç gribal enfeksiyon çıktı. Ama bir kaç gün boyunca ateş hep devam etti ve sürekli ateş düşürücü vermek zorunda kaldık.

2 akşam önce ise keyfinin de iyi olduğu bir sıra birden ateşi yeniden yükseldi.Doktorumuzun, anne babalarımızın ve tecrübeli bazı eş dostun tavsiye ettiği gibi hemen kızımı duşa soktuk.

Uygulamayı şöyle yaptık : Üşütmeyecek bir ılıklıktaki su hazırlayıp bebeğe duş aldırıyorsunuz. Biz biraz da hastalığın getirdiği terlemeyide vücudundan atması için yıkadık. Sonra yatağın üstüne temiz bir havlu serip bebeği ıslak bir şekilde havlunun üzerine bırakıyorsunuz. Tabiiki ortam sıcaklığı da iyi olmalı, üşütmeye sebep olmamalı. Bebeğin vücudunda kalan su damlaları tendeki sıcaklıkla ortam sıcaklığını dengeliyor ve birden birkaç derece ısının düşmesine sebep oluyor, böylece ani bir rahatlama sağlanıyor. Beeği bu şekilde 5-10 dk kadar bekletip kurulayıp giydiriyorsunuz. Eğer duş aldıramayacak bir durumdaysanız ıslak bez yapıp özellikle lenf bezlerinde bulunduğu ve ateş yaptığı kasık, koltuk altı ve boyun bölgesi silinmeli. Bu şekilde ateşi hafifletmek mümkün olabiliyor.

Tabiiki bu, acil durumlarda yapılacak yardımcı bir çözüm. Bunun yanısıra her müdahalemizde uzman doktorlarımızın danışmanlığını, tavsiyelerini alarak hareket etmek en doğrusu..

Bu arada bu tarz enfeksiyonları geçirmenin çocuğun bağışıklık sistemini güçlendirdiği gibi bir yorum geldi doktorumuzdan..

Bu arada yüksek ateş özellikle havaleyi akla getirdiği için çok tehlikeli,

Aman dikkat..


Bu konularda okuduğum bir kaç yazı burada..

Bebeklerde Reflü

24 Ekim 2008 Cuma


Kelebek 40'ını atlattıktan sonra sanırım 3-4. aylara doğru geceleri başlamıştı bu sorunumuz.

Bebeğim sadece anne sütü alıyordu, ben de alabildiğince, o istedikçe gece gündüz emziriyordum.. Ama bir süre sonra gecelerimiz kabusa dönmeye başlamıştı. Gece uyandığında emzirdikten bir süre sonra süt geri gelmeye başlıyor, bu normal bir kusmaya da benzemiyordu, azar azar ve sık kusuyordu çünkü ve bu durum uykusuna da engel oluyordu. Midesi rahatsız olduğundan ve sütün geri gelmesinden uykuya da dalamıyordu yavrucak.. Sonra da ağlamasa bile sızlanmaya başlayınca eşim de ben de sabahı sabah ediyorduk. Ayrıca o kadar emdiği sütlerin ağzından geri geldiğini görünce de içim acıyordu doğrusu beslenemeyecek diye.

Bu durumu doktorumuzla paylaşınca bize bebeklerde oluşabilecek reflüden bahsetti, bu sanılanın aksine bebeklerde çok görülen bir durummuş.Ama genelde üzerine düşülmediğinden farkedilmiyormuş. Fakat farkedilmeyen ve tedbir alınmayan durumlarda reflü beslenmeyi azaltacağından gelişime engel olabiliyormuş. Bir de mama ya da sütün, bebeğin aldığı besinlerin nefes borusundan akciğerine kaçma riski var ki bu da birtakım komplikasyonlara yol açabiliyormuş.

Bebeklerde reflü'nün sebebi ise sindirim borusu ilemide arasındaki kapakçığın henüz yeterince çalışmamasıymış. Fakat bu fizyolojik bir durum olduğundan hastalıktan sayılmıyormuş.


Doktorumuzun öneriyle,

1. Bebeği minimum 45 derecelik açıyla emzirmeye başladım,

2. Sık sık ve az az emzirmeye başladım, bir süre emzirip rahatsız olup olmadığını gözlemledim, bir rahatsızlık varsa emzirmeyi kestim, (bu arada anne sütü alan bebeklerde daha az görülürmüş ama bizimkinde oldu işte.)

3.Emzirdikten sonra en az 15-20 dk bir süre dik bir şekilde tutarak aynı zamanda gazını da çıkarttım,

4. Yatağının baş kısmının ayaklarına takoz görevi görecek parçalar koyduk bir süre böylece yatak hafif eğimli hale geldi. Ya da yattığı şilteyi de bu şekilde baş tarafına birşey koyarak eğimli hale getirebilirmişiz. Fakat başının altına yastık koymak iskelet gelişimi için sorun yaratabileceğinden bu kadar küçük bebeklerde önerilmiyor, bu işe de pek çözüm olmuyormuş.

5.Bunun için bir ilaç önermedi doktorumuz özellikle de bu kadar küçük bebekler için , zaten ben yukarıda bahsettiğim önlemleri aldıktan sonra sorun tam anlamıyla geçmemekle birlikte hafifledi.

Bu önlemlerle birlikte biz emzik de kullanmaya başladık o sıralar, kelebek emzikle çok daha rahatlayarak ve huzurlu uyuyordu, emme hareketinin yarattığı tükürük salgısının da reflüyü engellediği yönünde bir yorum da okumuştum.

Sonrasında kelebek büyüdükçe sanırım 5-6 ay civarı bu sorun tamamen ortadan kayboldu.

Minnacık bebeklerimiz doğdukları andan itibaren nelerle karşılaşıyorlar, neler yaşıyorlar, sonuçta bu bizim yaşadığımız gerçekten büyük bir sıkıntı değildi.
Sağlık günler bebeklerimize...

Bebeklere Işıklı tırnak makası

22 Ekim 2008 Çarşamba


Fikir gerçekten basit, ama bir o kadar kullanışlı olmuş buürün ..
Tırnak makasını ışıklı yapmışlar..
Malum bebeklerin özellikle yeni doğdukları dönemde o kadr küçüktür ki tırnakları ve o kadar narindir ki kıyamazsınız kesmeye.. Aile de herkes bu işten korkup birbine atar, sonra da ihale anneye kalır.. Bizim evde böyle en azından..
Bu alet güzel bir çözüm.. Işığı arttırdığında kestiğiniz yeri daha iyi görebileceğinizden hata yapmak ihtimali epey azaltıyor olmalı.. Benim deneyip kullanma fırsatım olmadı. Türkiye'de satışı var mı bilemiyorum.
Ama sitesi burası..
http://www.babylightandclip.com/

Bez değiştirme tüyosu

21 Ekim 2008 Salı



Kelebek yeni doğduğunda bez değiştirirken az kazaya uğramadık. Tam açarsın altını bebişin çişi geliverir.. Tam da koymadan öncetemiz bezi, bakarsın ıslanmış her yer.. Ondan sonra kıyafetlerini değiştir, ıslanan herşeyi değiştir, yeni beze bulaşmışsa onu da değiştir. Epey maaliyetli olurdu bu iş.

Kuzenim bu konuda bir tüyo verdi bana..

Bebeği yatırdıktan ve bodysini açtıktan sonra kirli bezi çıkarmadan temiz bezi yerleştiriyorsunuz. Sonrasında altını açıp eğer kaka varsa kirli bezin temiz taraflarıyla sıyırıp poponun altında kapatıyorsunuz. Bacakları ayak bileklerinden hafifçe kaldırıp diğer elinizle temizliğini yapıp kirli bezi çekiyorsunuz. Arada kaza olursa eski bezin üstüne oluyor , yani alta geçerse etraf batmıyor. Sonra temiz bezi kapatıyorsunuz.

Bu arada hatırlatayım, biz doktor ve hemşirelerimizin tavsiyesiyle alt temizliğini ılık su ve pamukla yaptık. Hem de doğumundan 6 aylık olana kadar.. Sonrasında temizleme bezlerine geçtik. Bu şekilde hiç pişik yaşamadık bu dönemde. Su zaten doğal temizleyici.. Pamuk da yumuşacık ve hassas ciltlere zarar vermiyor..

Plastik biberon'a yasak

19 Ekim 2008 Pazar


Plastiğin ne kadar zararlı, tehlikeli ve kullanımına göre kanserojen etkisi olabilecek bir madde olduğunu zaten biliyorduk. Bununla ilgili bugün yayınlanan yeni bir haber var. Kanada'da plastik biberon satışı yasaklanmış..

Kelebeğimiz de aslında hiç plastik biberon kullanmad., Biz birkaç defa denemiştik ama biberonu emmeyi becerememişti bizimki, ağzında oynuyordu sadece. O yüzden de cam biberonla devam etmiştik. Meyve suyu, ayran gibi sıvıları ise cam bardaktan içiyor, tabiiki bizim kontrolümüzde ve kenarları ince değil. Hem de 7 aylıktan beri.. Buna inanamayan arkadaşlarım olabilir, ama deneyin, eğer bebeğiniz hazırsa bundan epey de keyif alacaktır. Tabii henüz hazır değilse bir sonraki ay yine denersiniz.

Aşağıdaki haberi okuyunca bir kez daha bebek büyütürken ne kadar dikkatli olmak gerektiğini düşündüm. Ama ne kadar dikkatli olursanız olun bu öyle bir sektör ki, size verdiği şeylere acaba eksik birşeyler kalır mı diye düşünüp kayıtsız kalamıyorsunuz.. Hem de konu olan şey çocuğunuzken..

Bu haberi okurken diğer kullandığımız ve doktorlarında önerdiği malzemeler geldi aklıma. Örneğin plastik süzgeçler(ısıya maruz kalmasa bile), silikon ya da mika su kapları, çatal bıçaklar, yemek kapları... Bunları ne yapmalıyız? Bir profesör ya da uzman çıkıp bizi bu konularda da aydınlatsa ne güzel olur..


-------------------------------------------------------------------------

Kanada hükümeti plastik bibeonları ülke genelinde satışını yasaklamış.

Haberin detayı :

Kanada plastik biberonu yasakladı
Kanada hükümeti, plastik biberonların ülke genelinde satışını yasakladı. Karar, çevrecileri sevindirdi.


AA
Güncelleme: 09:34 TSİ 19 Ekim 2008 Pazar

OTTAWA - Sağlık ve Çevre bakanlıklarının ortak çalışmaları sonucu, plastik biberonların ana maddesi olan kısa adı BPA olan Bisfenol A’nın da zehirli ve tehlikeli maddeler listesine dahil edilmesine karar verildi. Karar, resmi gazetede yayımlanarak yürürlüğe girdi. Ülkedeki çevreci gruplar da karara destek verdi.

Çevreci Savunma grubundan Dr. Rick Smith, Bisfenol A’nın, sert plastik su bardakları, yeniden doldurulabilen su bidonları, gıda ürünlerinin paketlenmesinde kullanılan plastik ambalaj malzemeleri ve diş hekimlerinin kullandığı diş dolgu maddeleri başta olmak üzere daha birçok alanda kullanıldığını belirterek, “Bisfenol A’yı zehirli ve tehlikeli kılan şey, onun sıcakla temas ettiğinde kanserojen etki göstermesidir. Bu yüzden hiçbir üründe kullanılmamalıdır. Uygulama bu şekilde genişletilmelidir” dedi.


Bu koudaki diğer haberler..

Siyah Süt

17 Ekim 2008 Cuma


Benim Elif Şafak'ı keşfetmem üniversite yıllarıma dayanıyor. Bir gün en sevdiğim kitapevi olan Simurg'da(kelimenin tam anlamıyla kitabevidir, kedilerin egemenliğindedir, yeri de İstiklal'dedir.) kitaplara bakarken çarpmıştı gözüme MAHREM.
Kapağındayırtılmış bir kağıdın arasından bakan bir göz vardı, kitapların kapaklarına aldanmayan ben birden aldanmak istemiştim, o hızla arkasını çevirip okudum yorumları. Bu hızla kitabı da okudum ve Elif Şafak'la tanışmaktan çok mutlu oldum.
Sonrasında önceki kitaplarını da her yeni çıkan kitabını da okudum Elif Şafak'ın.
Ama tam da hamilelik dönemime denk gelen Siyah Süt hem otobiyografik, hem çok özel, hem derinden ilerlediği için belki de en kadınsalı olduğu için çok farklı bir yerde bende. Aynı zamanda en fantastik olanı da Siyah Süt.
Bir kadın, birçok kadıncık oluyor, farklı kadınlık halleri, hepsinde ayrı ayrı dilleniyor...
Evet ben de böyleyim, biz de böyleyiz diyorsunuz, o kadınlarla siz de ayrışıyorsunuz.. Sonra hepsini toplayıp bir araya yeniden bakıyorsunuz kendinize.. Ne kadar güçlü olabildiğinize, içinizde neler neler barındırıp ne kadar zengin olabildiğinize inanamıyorsunuz.. Bir nevi Ayna gibi Siyah Süt.
Postnatal(Doğum sonrası) sendromdan başlıyor; içte, özde ne hasaplaşmalar, ne ruhlar varsa hepsine dokunuyor bu kitap. O yüzden ben anne adaylarına , annelere ama özellikle de baba adayları ile babalara tavsiye ediyorum.. Anlamak için.. Eşini tanımak için.. Ona bir adım daha yaklaşabilmek için. Ayrıca bu sadece benim değil aynı zamanda bu kitabı benden hemen sonra okuyan babamında fikridir... :)
Ayrıca güzel haber : Elif ŞAfak ikinci çocuğuna hamileymiş, belki gelmiştir bile bebek..
Teşekkürler Elif Şafak iyi ki varsın..

Bebeklere Sebze Çorbası

13 Ekim 2008 Pazartesi



Bazı arkadaşlarımdan bebeklerinin sebze çorbasını çok da sevmediği gibi yorumlar duydum bu aralar..Aksine kelebeğin en sevdiği çorbalardan biri, belki de en bayıldığı çorba sebze çorbası.
Böyle olunca da bizimkinin tarifini soranlar oldu.

İşte bizim sebze çorbamız..

1 küçük patates, yarım havuç, yarım kabağı her daim koyuyorum çorbaya, evde de tazelerini bulundurmaya özen gösteriyoruz. Bunlardan başka çok sağlıklı olduğunu duyduğum kırmızı biberden rendeliyorum, ama her zaman evde olmayabiliyor tabii. Bir de evde ne sebze varsa(brokoli, ıspanak, karnıbahar... vs) onlardan koyuyoruz.(patlıcan ve bakla dışında, doktorumuz bu ikisi için 1 yaşından evvel yenmeyecek dedi.) Ben bir de yeşil şeylere bayıldığımdan mutlaka taze fasulye ve maydanoz koymaya özen gösteriyorum. Sonuçta bu sebzeleri küp küp doğrayıp bir tencereye (hatta bebek için özel ayırabildiğiniz minik bir tencere varsa ona) koyuyorsunuz. Üzerine bir tutam pirinç ya da bulgur koyuyorsunuz. Ben bazen pirinç, bazen bulgur bazende her ikisinden de koyuyorum, bazen biraz da irmik koyuyorum,irmikin zeka geliştirdiği okumuştum bir yerde.. (İrmik koymak 8 ay itibariyle öneriliyor..)

Çorbanın içine sırayla ya 1/3 tavuk göğsü ya da aynı büyüklükte yeni alınmış kıyma koyuyorum,

Yada şöyle yapıyorum..Kasaptan aldığım taze göğüs ya da kıymayı bir buzluğu kullanarak küpler halinde donması için buzluğun yuvalarına yerleştiriyorum, su dolan yerlerde benim etler oluyor.. :) Bunları gerektikçe çıkarıp çorbalara koyuyorum. Örneğin bu çorba için 3 küp yeterli.

En son üzerine su ve 1 çorba kaşığı(ya da koyduğunuz etin yağlılık durumuna göre yarım) zeytin yağ koyuyorum. Bu arada zeytin yağını bebeğiniz 6 ayını yeni geçtiyse çorba piştikten sonra üzerine eklemeniz daha doğru olur, doktorumuz bize böyle önermişti. Zeyinyağ çorbayı tatlımsak yapıyor. Unutmadan kesinlikle tuz eklemiyoruz, 1 yaş öncesi bebeklerin tuz, şeker almaları önerilmiyor. Zararı yokmuş ama ciddi bir faydası da yokmuş. Fakat ben akşam yemeklerinde kendi yemeklerimizden de yedirdiğim için(bizim yemeklerde genelde az tuzlu olur) oradan bazen alabiliyor.

Sonra tencereyi yarım saat kadar kaynatıyorsunuz. Piştiğinden emin olunca biraz pütürlü kalmasını istiyorsanız delikleri çok küçük olmayan, ya da bebeğiniz 6 ay civarı ise daha küçük delikli bir süzgeçten geçiriyorsunuz. Ben genelde pütürlü tercih ediyorum. (Doktorumuz kesinlikle blender kullanmayı dediği için de blender kullanmıyoruz. ) Kelebek de afiyetle yiyor. Ben bu çorbanın koyu kıvamlı olmasını tercih ediyorum ki daha besleyici olsun. Ayrıca bu çorba bir öğünden fazla olduğu için dolapta saklayarak 2 gün yediriyorum.

Kasesine çorbayı koyup Eti'nin bebek ekmeğinden yarım dilim kadar ufalıyorum, karıştırıp kaşık kaşık yediriyorum..

Afiyet olsun miniklere... :)

Bebeklere Pratik Tırnak Kesimi

10 Ekim 2008 Cuma


Geçen gün kızımın tırnaklarını keserken aklıma geldi bu konu.

40'ımız çıkmaya başladığında artık tırnaklarda kesilebilecek kadar büyümüştü. Fakat kızım kıpır kıpır olduğundan, canı acır, kanar, bir zarar verebiliriz diye evde benden başka kimse kesmeye cesaret edemiyordu. Minik parmakların birer tombul kibrit çöpü, tırnağın henüz yumuşacık ve küçücük olduğu bebeğin de elinin sabit durması mümkün olmadığından ilk denemede epey bir yaygarayla ama zararsız yapmıştık bu işi.


Sonra bir arkadaşım bana bu fikri verdi : Bebeğin tırnaklarını uykudayken kesmeyi deneyin.


Özellikle derin uykudayken tabiiki. Yeni daldığında ya da uyanmak üzere olduğunda yine kıpırdanabiliyor, hatta uyanırsa bir de üstüne uyandırıldığı için kızıp daha da büyük yagara kopararbiliyorlar. Ama derin uykudayken keserseniz, sakin sakin zarar verme riski minimuma iner hem de düzgün kesebilirsiniz. Şimdiye kadar ben böyle yaptım,büyük kolaylık oldu. Artık 10. ayımıza gireceğimizden ve bu işe alışması gerektiğinden uyanıkken kesmeyi tercih ediyorum. Yine çok hareketli ama en azından parmağına ne yapıldığını merak edip bir süre de olsa ne yaptığımı incelemeyi tercih ediyor. :)



Marie Claire'den Bebeklere yumuşacık uyku tulumu

9 Ekim 2008 Perşembe



Arkadaşımın Fransa'dan aldığı degiden yine bu. Şimdiye kadar gördüklerim ya sadece örgü, ya da sadece kumaştı. Ama burada örgünü yumuşacık dokusuyla, kumaşın esnekliği ve hafifliğini birleştirdikleri için bence harika olmuş. Hatta kış geceleri için bunun kollusu da yapılabilir. Dergi Fransızca olduğundan açıklamaları koymadım. ama şemada verilen ölçüler cm cinsinden.
Miniklere çok cici ve sıcacık... :)

Bebekler İçin Diş Macunu ve Fırçası

8 Ekim 2008 Çarşamba



Resimde de görebileceğiniz gibi bu harika bir tasarım, ben almadım da kullanmadım da. Dolayısıyla tavsiye edemem. Ama tasarım ve fikir olarak çok iyi bence. Belki çok bilenen bir şeydir ama ben ilk defa görüyorum. Henüz sadece 2 dişimiz olduğundan bu konuya yeni yeni eğiliyorum.. :)

Minnacık bir bebeğin ağzına diş fırçası sokmaktansa böyle bir şey çok hoş olmuş.
Ürünün adı Dentinox Nenedent-Baby.
Bulduğum yer e-bebek.com

Daha detay incelemek isteyenlere..
http://www.e-bebek.com/Dentinox-Nenedent-Baby-Bebekler-Icin-Dis-Macunu-ve-Fircasi-ProdID75644.html

Chicco 4 Fonksiyonlu bisiklet



Dedesi kelebeğe bu bisikleti yaklaşık 3 hafta önce aldı ve 3 haftadan beri üstünden inmiyor.

Öncelikle hatırlatayım bu bisiklet 9 ay ve üstü bebekler için.
Gerçekten çok güzel tasarlanmış.
Yan korulamalar sayesinde bebek hareket etse de düşme tehlikesi yok. Arka tarafta gördüğünüz itme kısmının yüksek oluşu siz eğilmeden evin içinde gezdirme imkanı sunuyor. İsterseniz alt tarafa takılan mavi aparatla sallanan moda getirebiliyorsunuz. Böylece olduğu yerde sallanan bisiklete dönüşüyor. Ama kendisi gezinsin diyosanız bu aparatı çıkartıyorsunuz. Bu bisiklet henüz pedal çevirecek kadar büyümemiş bebekler için olduğundan pedalları yok. Bebek ayakları ile kendini öne arkaya itiyor. Böylece yeni birşey öğreniyor, henüz yürümediğinden ,kendi başına hareket kabiliyeti kazanıp özgüveni de gelişiyor. Ayrıca bebeğim çok hareketli bunda durmaz düşebilir derseniz emniyet kemerleri de var.

Ayrıca direksiyonun olduğu kısma müzikli, sesli, (hatta gaz basma efektli bir kol bile var) düğmeler konulmuş..Benim kızım dans etmeyi bu bisiklette öğrendi. Düğmelere basıp basıp çalan müziklerde poposunu oynatarak ritim tutuyor.. :))

Yürüteç gibi olmadığından bedensel gelişimine bir zarar vermiyor, ayrıca bunda olduğu zamanlar annemlerde biraz dinleniyor. :)

Fiyatına gelince sanırım 175 YTL civarı..

Sonuç olarak biz bu bisikleti ailecek çok sevdik..

Tavsiye ederiz.. :)