Hep hep hep hareket..

16 Mart 2009 Pazartesi


Evet hep hareket, hem de nasıl..

Yoğunluğumun gerek iş, gerek iş dışı hat safhada olduğu birkaç haftadan sonra nefes almaya başlıyorum galiba sonunda.

Hayat bazen kontrolümüzden çıkıyor, ya da biz hep kontrol ettiğimiz yanılgısında yaşıyoruz, askıya alıyoruz bazı şeyleri, önceliklerimiz değişiyor.

Yarın 15 aylık olacak Kelebek, büyüyor, ama o hep kelebek, birbir anlatırım diyor, minik işaret parmağını öbür avcuna koyarak. Sonra kelebekler ne yapar kızım diyoruz, başlıyor minik kollarını kelebek gibi çırpmaya. Öp kızım diyoruz, Fransadaki dayısını öpmek için laptop ekranına dudaklarını yapıştırıyor, 1 haftadır görmediği dedesine hiç kimseye sarılmadığı gibi sarılıyor, sevgi dolu bir çocuk o, boncuk gözleri ışıl ışıl. Bütün diğer çocuklar gibi.. :) Başka bebekler ve çocuklar onun çok ilgisini çekiyor, sarılmaya öpmeye çalışıyor, onların ilgilerini çekmeye çalışıyor. Onlarla oynamak istiyor, sosyalleşiyor.

Son yazışımdan beri maalesef çok hoş şeyler yaşamadı, üzerine çay döküldü, herkesin ona en güvenli ortamı yaratmaya çalıştığı, azami dikkat gösterdiği bir evde bile böyle kazalar olabiliyor işte. Neyse ki üzeri kalındı da çok büyük bir yanık oluşmadı. Ama içini çeke çeke ağlaması hepimizi mahvetti. Hemen soyup üzerindekileri suya tuttuk, Bepantenler falan sürdük, şimdi çok şükür epey iyileşti. Sonrasında epey hasta oldu 2-3 gün sürekli yüksek ateşi vardı, doktorlara gittik geldik, boğaz kültürü, burun kültürü derken ateşi indi de antibiyotik kullanmak zorunda kalmadık çok şükür. Ama epey zor zamanlardı.

Geçen hafta bir Çocuk Gelişim uzmanına gittik eşimle, uzmana da dediğim gibi insan doğuyor , büyüyor, evlat olmayı öğreniyor, öğrenci olmayı öğreniyor, okul bitiyor iş hayatını öğreniyor, seviyor, sevgili olmayı, sonra eş olmayı öğreniyor, bunları hep dışarıdan gelen etkilerle yapıyor. Kafası gözü yarıla yarıla yapıyor çoğu zaman. Şimdi de anne baba olmayı öğrenmek gerekiyor,her türlü konuda bilinçli davranmayı seçen bizler bu konuda bazen ne kadar yetersiz kalabiliyoruz. Sonuçta bizde eşimle eksikliklerimiz var mı, düzeltmemiz gereken davranışlarımız var mı diye bir uzmana danışmak istedik. Bilmeden zarar vermeyelim istedik. Önce bizimle görüştü, sonrasında Kelebeği doğal ortamında izleyecek.

Şimdilik anladığımız kadarıyla kelebek, özgüveni güçlü, bağımsızlığı ve büyümeyi seven bir çocuk gibi görünüyor. Ama uyku konusunda biraz aksiyon almak gerek, ayakta sallanmaya fena alıştı, en azından akşam yatarken kendi kendine uyuyabilir hale gelmesi gerekecek, eminim bunu öğrendiğinde o da çok keyif alacak. :)

Zaman geçiyor, ben de 31 i tamamladım arada...mutlu yıllar baanaaa.. :)

Sevgilerimle..

4 yorum:

Bilal dedi ki...

Mutlu Yıllar Betül'cüm...

Allah seni eşine, kelebeğe, anne-babalarınıza ve tüm sevdiklerine bağışlasın.

Aile saadetiyle nice yıllara inşaallah.

Moonless dedi ki...

Canım arkadaşım sağol, allah sana da herşeyin en güzelini hayırlısını versin.. :)
Sevgiler..

Efsun dedi ki...

öncelikle mutlu yillar:) saglikli nice yillara tabiiki sevdiklerinle:) bizim boncukta 17 aylik oldu, zaman ne kadar cabuk geciyor degilmi... uykuyla ilgili bende bir kitaptan yardim aldim, cok savastik ama sonunda biz galip ciktik, leon can uzun zamandir aksamlari kendi uyuyor. dedigin gibi bizde onunla ögreniyoruz anne, baba olmayi... sevgiler

Moonless dedi ki...

Çok sağol arkadaşım, maşallah boncuğuna. :)
Kitabın adını merak ettim nedir?