Oku-yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Oku-yorum etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

Bin Muhteşem Güneş

22 Aralık 2008 Pazartesi



İlk kitabı Uçurtma Avcısı'nı ç0ook beğendikten sonra Idefix'te olan (sanırım hala devam ediyor) kitap fuarından aldığım kitaplardan biri oldu Bin Muhteşem Güneş. Yazarın 2. kitabı.. Dolayısıyla ilk kitabındaki bazı acemilikleri tekrarlamamış yazar.. Nerede daha detaya inmesi gerektiğini daha iyi hissetmiş bence..
Kitap 2 kadının gözünden yazılmış, 2 kadının Meryem ve Leyla'nın, Şeriat ve Taliban yıllarındaki yaşamı, bu yaşamların birbirine dolanması, birbirine iterken birbirinden beslenir hale gelmesi.. ve geri planda Afganistan, acılar, savaşlar, eziyetler, katliamlar..
Kitap, anlatılacak değil okunacak kitaplardan.. Ne söylersem sanki kitabın değerini azaltırmışım gibi geliyor, mutlaka okumanızı tavsiye ederim. Sadece Afganistan'dan değil, kendinizden, kadınlardan, yaşamdan çok şey bulacaksınız.
Khaled Hosseini'nin kişisel sitesi burada.. Sitede yazardan bir çok konu hakkında yorumlar da izleyebilirsiniz.

Başarılı Bir Çocuk Yetiştirmenin Yolları

9 Kasım 2008 Pazar





Başarılı bir çocuk yetiştirmeyi kim istemez ki..
Ama adına kanıp kitabı aldım zannetmeyin.. Böyke iddaalı cümlelere pek kanmam.. Özellikle kitap konusunda.. :)
Geçen aylarda Hepsiburada'nın yaptığı bir kitap kampanyasından çocuk eğitim seti almıştım. İşte bu kitap da onu içinden çıktı.
Hem okuması kolay, hem gerçekten hayattan örnekler veriyor. Özellikle 1-4 yaş arası çocukların eğitiminde onlarla iletişimde ciddi ciddi yöntemler öneriyor Benim k henüz küçük olduğundan deneyemdim tabii. Örneğin Terrible Two denen, çocukların zaptedilemez hale geldiği bir dönemde çok yararı olurmuş gibi geliyor.. Ayrıca çocuklara çok farklı açılardan bakmamı da sağladı bu kitap..
Özellikle çocukla iletişimde sevgi göstermek, saygı göstermek, empati duymanın tam da yetersiz olduğunu düşünmeye başladığınız noktada öneriler de bulunuyor. Çocukların istediklerini anlamanın ama daha da önemlisi farkedildiklerinin onların da bilmesinin ne kadar önemli olduğunu söylüyor.
Bir çocuk doktoru tarafından yazılmış, başka çocukların ve ailelerin davranışlarından örnekler verilmiş olması da kitabı çok alaşılır ve akıcı kılıyor.
Ben sevdim..
Tavsiye ederim.
Almak isteyenlere ideefix'te de buldum kitabı.
http://www.ideefixe.com/Kitap/tanim.asp?sid=H3SAF1ZJ6B3BF3DLWVMW

GOLYAN DEVRİMİ

28 Ekim 2008 Salı



Tahsin Yücel en sevdiğim, en beğendiğim yazarlardan biridir,
çok önemli, çok büyü bir değerdir.
Son kitabı Golyan Devrimi, kitap hep bildiğim Tahsin Yücel tarzı, hem alttan alta örüyor kurguyu, ve öyle bir anda vuruyor ki gözüne ışık tutulmuş tavşan gibi donup kalıyorsunuz..
Kitap Hayristan'a ait öykülerden oluşuyor.. Merak etmeyin Hayristan bize hiç mi hiç benzemiyor..Allahtan bizim ülkemizde böyle şeyler olmuyor.. :)
İroni .. Tahsin Yücel'in sağlam kalesi.. Kale bir kez daha keşfediliyor..
Kitabın adından fantastik bir kitap mı acaba demiştim, işte burada bile bir ironi var, evet fantastik ama nasıl, hayır gerçekçi ama nasıl...
Hep aynı ülkenin öyküleri anlatılıyor kitapta, ama son öykü vurdu beni..
"Her yanım kara, kara, kara, kapkara, elimle dokunabileceğim kadar yoğun bir karanlık içindeyim.." diyor genç kız...
Aman karanlıklar olmasın, karanlıklara bürümeyelim başımızı da, vücudumuzu da, beynimizi de , dünyamızı da...
İyiki burası Hayristan değil, hem de hiç değil... :)


Teşekkürler Tahsin Yücel, iyiki varsınız..
Not : Ideefix'ten kitabın arka sayfasını ve ilk birkaç sayfasını okuyabilirsiniz.

Siyah Süt

17 Ekim 2008 Cuma


Benim Elif Şafak'ı keşfetmem üniversite yıllarıma dayanıyor. Bir gün en sevdiğim kitapevi olan Simurg'da(kelimenin tam anlamıyla kitabevidir, kedilerin egemenliğindedir, yeri de İstiklal'dedir.) kitaplara bakarken çarpmıştı gözüme MAHREM.
Kapağındayırtılmış bir kağıdın arasından bakan bir göz vardı, kitapların kapaklarına aldanmayan ben birden aldanmak istemiştim, o hızla arkasını çevirip okudum yorumları. Bu hızla kitabı da okudum ve Elif Şafak'la tanışmaktan çok mutlu oldum.
Sonrasında önceki kitaplarını da her yeni çıkan kitabını da okudum Elif Şafak'ın.
Ama tam da hamilelik dönemime denk gelen Siyah Süt hem otobiyografik, hem çok özel, hem derinden ilerlediği için belki de en kadınsalı olduğu için çok farklı bir yerde bende. Aynı zamanda en fantastik olanı da Siyah Süt.
Bir kadın, birçok kadıncık oluyor, farklı kadınlık halleri, hepsinde ayrı ayrı dilleniyor...
Evet ben de böyleyim, biz de böyleyiz diyorsunuz, o kadınlarla siz de ayrışıyorsunuz.. Sonra hepsini toplayıp bir araya yeniden bakıyorsunuz kendinize.. Ne kadar güçlü olabildiğinize, içinizde neler neler barındırıp ne kadar zengin olabildiğinize inanamıyorsunuz.. Bir nevi Ayna gibi Siyah Süt.
Postnatal(Doğum sonrası) sendromdan başlıyor; içte, özde ne hasaplaşmalar, ne ruhlar varsa hepsine dokunuyor bu kitap. O yüzden ben anne adaylarına , annelere ama özellikle de baba adayları ile babalara tavsiye ediyorum.. Anlamak için.. Eşini tanımak için.. Ona bir adım daha yaklaşabilmek için. Ayrıca bu sadece benim değil aynı zamanda bu kitabı benden hemen sonra okuyan babamında fikridir... :)
Ayrıca güzel haber : Elif ŞAfak ikinci çocuğuna hamileymiş, belki gelmiştir bile bebek..
Teşekkürler Elif Şafak iyi ki varsın..

Uçurtma Avcısı

4 Ekim 2008 Cumartesi


Okudum bitti bile..

Bayram tatili boyunca Konya'da annem(kayınvalidem olan)lerdeydik. Kelebek için harika oldu, hem babaannesi hem dedesi hem de kuzenleriyle harika vakit geçirdik.

Her yerde her zaman okuyanus olduğumdan kızımın (neyazıkki) uzun ayakta sallama seanslarını böyle değerlendirdim tabii..


Gelelim kitaba..

Kitap harika; kurgu, anlatım, duygu müthiş..

Konu Afganistan'da iki çocuğun ve yaşamlarının hikayesi çevresinde geçse de arka planda Afganistan'ın monarşi- iç mücadele - rus işgali - taliban ve amerika saldırısı boyunca gelişimi, ortamı; Afgan halkının acıları; kamaşa içerisindeki bir vatanın tüm kıskaçları anlatılmış.. Aslolan hep çocukların acıları.. Savaştan en çok etkilenen masumların.. ve aslında iki oğlanın birbirine dolanmış hikayesi...Bir taraftan Amerika'ya da uzananarak boyutlandırılmış.. Ben böyle dedim diye belgesel gibi olduğunu düşünmeyin. Öykü mühiş çarpıcı, bestsellerlara içten içe kıl olan ben bu kitabı aslında babama almıştım.. Ama bir ucundan tutunca gerçekten çok sevdim..

Kurgudaki genç BABA ile yaşlı BABA arasındaki kişilik farkları, EMİR'in yaptığı bazı hatalar, HASAN'ın katıksız affediciliği gibi bir kaç hata olsa da bunlar çok sevmemi engellemedi.

Ama hatırlatayım, bu belirli bir yaşın altındaki çocuklara göre bir kitap değil. Özellikle çocuk tacizlerine değinilen bölümlere dikkat etmek lazım. O yüzden bu kitap büyüklere..

Cesaret, ihanet, korkaklık, bağlılık, sadakat, sevgi, onur, insanlık.. ve dahasını yeniden sorgulamak isteyenlere...

Tavsiye ederim,kaçırmayın..