KELEBEK 1 YAŞINDA...

15 Aralık 2008 Pazartesi


Tıpkı hayatın kendisi gibi haraketli, hüzünlü, karmaşık, çokça neşeli 2 hafta geçti..

Neler neler sığdırdık bu iki haftaya..

Ameliyat oldum, evde dinlendim, bayram geldi, gezdik tozduk, kızıma erken bir doğum günü partisi yaptık, sevdiklerimle, eşle dostla iyi vakit geçirdik.. Hep bir hareket halindeydik ailecek, kızımda sağolsun bu harekete hiç sızlanmadan, mızmızlanmadan uyum sağladı.. Zaten çağıl çağıl bir küçük kız.. 2 haftada müthiş büyüdü sanki.. Bir sürü farklı insan, farklı bakışlar, farklı ortamlar, farklı davranışlar, arkadaşlar gördü.. Bir kere daha bir bebeğin, çocuğun büyümesinde yeni insanların ve ortamların ne kadar önemli olduğunu gördüm.. Her tanıştığı insanla bir 10 dk bakışarak tanışma ve güven geliştirme süresi yaşamaya başladı mesela.. Herkese hemen güvenmiyor, önce bir bakıyor, anlamaya çalışıyor, sonrasında kararını verip ona hareket etmeyi öğrendi. Kimisine hemen atılıyor, kimine güvenmiyor ama şans veriyor, kimisiyle iletişim kurmuyor, hatta yüzüne bakıp direkt sırtını döndükleri bile oldu.. Gerçekten algısı gelişti.

Neredeyse 1 yaşında olacak, artık son günlerimiz.. Dünya üzerinde 1 yıl geçirdi bile..
Doğduğu günden beri yaşantımızın nasıl değiştiğine, bize neler kattığına inanamıyorum.. O bizim minik güzel kelebeğimiz, aynı zaman da küçük öğretmenimiz.. Onun gözlerinden bakmak dünyaya inanılmaz güzel bir duygu..Sanki ben de doğdum onunla yeniden.. Sesleri ilk defa duydum, bulutları ilk defa gördüm.. Onunla yeniden şaşırıyorum herşeye.. Onunla ilk defa bakıyorum aynaya.. Onunla yeniden tanıyorum dünyayı, ne kadar eğlenceli ama ne kadar tehlikeli olabileceğine yeniden inanamıyorum.. Ona baktıkça annemi yeniden anlıyorum, onunla daha çok seviyorum herşeyi, herkesi.. Onun sayesinde başka çocukları da daha çok seviyorum.. İçim cız ediyor, ne yapsam diyorum.. bütün bebekler hep iyi olsun istiyorum.. hep gülücükler saçsın benim kızım gibi, şen kahkaları çın çın çınlatsın her yanı..
Onunla daha da kadın oldum ben..Çünkü anne de oldum.. Tamamlandım.. Meğer eksikmişim de haberim yokmuş... İlla doğurmak da gerekmiyor bence..Doğrulmuş da olsa kendin doğurmasan da, Her kadına bir bebek lazımmış meğer..Tazelenmek .. Yeniden filizlenmek, kendine dönmek, birlikte büyümek için.. İlahi bir aşkımış bu.. Dünyayı daha iyi bir dünya yapan, yaşanılır kılan işte bu aşk.. Yavruları için atan, koruyan, büyüten, yeşerten, herşeyi yapabilecek, dünyaları verebilecek, canını verebilecek anne yüreği..
Teşekkür ederim canım kızım,canım kelebeğim... Şükürler olsun....
Kelebeğimiz 1 yaşında neler yapabiliyor..
- Onca oyuncağı olmasına rağmen boş pet şişelere, teelvizyonun kumandasına, cep telefonuna bayılıyor, hatta son modeller daha çok ilgisini çekiyor..
- Küçük düğmelere basmaya bayılıyor, televizyonun önünden alamıyoruz.
-Terliklere bayılıyor, en kötüsü de herşeyi ağzına attığı için terliklerin de altını yalaması.. :))) :((
-Minik kızım 11 aylıktan sonra emeklemeye başladı, hiç emeklemeden yürüyecek zannediyorduk ama yamuk yumuk emeklemeye başladı sonrada emeklemeyi hemen düzeltti.
- İki kişi karlı karşıya geçiyoruz, arada 5-6 adım atabileceği mesafe bırakıyoruz, kelebeği birbirimize doğru yürütüyoruz, canı istediğinde süper yürüyor.. :)
- Kendi başına bütün evi gezebiliyor, tutuna tutuna her istediği yere ulaşıyor, sıralıyor. Hala en sevdiğimiz oyun kaç kaç kaç.. Birinin onu kovalamasına bayılıyor, ikincisi de ceeee.... :)
- Bana meme diyor, bazen canı istediğinde anne diyor ama genelde meme adım. :))
- Sesleri daha düzgün ve net çıkarıyor..
- Bisikletine kendisi inip binebiliyor..
- Bezini almak epey efor gerektiren bir iş haline geldi. Mümkün değil tek başınıza alamıyorsunuz, fıldır fıldır dönüyor benim miniğim.
- El sallıyor, baybay yapıyor, canının istediğine gidiyor, insan seçiyor...
-Toka sevmiyor ne yazıkki halbuki cicili bicili neler almıştım.
Daha neler neler var.... Bir dahaki yazıya inşallah.... :))

5 yorum:

suzy dedi ki...

Hadi iyi ki doğdu kelebeğin, Demek ki benim su perim senin kelebeğinin ablası olurmuş. Aynen benimki de pet şişelerine tapıyor, ama bu hafta olağanüstüydü doğrusu; boyu uzun olduğu için masanın üstünden istediği kabı alıp yere bocalıyor bir günde 2 çorba kasesi döktü yere bu gün de porselen çaydanlığıma veda ettim bir adımla tutamadım işte, kayıp gitti elinden liloşumun. Sana sabret diyorum blog arkadaşım bunlar iyi günlerimiz. Daha çoook uçucak bu periyle o kelebek. Bu arada ameliyat olmuşsun geçmiş olun dilerim ameliyat olduğunu unutacak kadar iyi olursun.

Moonless dedi ki...

Canım çok sağol iyi dileklerin için... Sorma bizde de neler oluyor, mama kapları masalardan aşağı fırlatılıyor, ağza girecek kaşıklar avçlandığı için her tarafımıza saçılıyor.. Sürekli dur yapma da demek istemiyorum ama işte biliyorsun, senin ki ne kadar?

suzy dedi ki...

Benim kızım 14. aya girdi dün. 15 kasım doğumlu deyeyim de net olsun. Allaah cümlemize kolaylık versin.

DİLEK dedi ki...

canımm kelebeğine mutlu yıllar geç farkettim galiba özür ... klebeğinle mutlu huzurlu sağıklı hep birlikte yıllar geçirmeniz dileğiyle....

Moonless dedi ki...

Çoook teşekkür ederim Dilekcim, bir bakımışım benimki de senin kız gibi kocaman tatlı mı tatlı bir cimcime olmuş..., zaman nasıl geçiyor..

suzy allah uzun sağlıklı, mutlu bir ömür diliyorum su perine.. :)